21 Eylül 2008 Pazar

Bir hafta daha...

Akşam, yağmur, çocuk, eylül yağmuruBu da benim için bir ilk oldu.Sahur vakti bloga yazı eklemeye karar verdim.Hanüz yemekler yenilmedi.Az önce ekmek almaya gittim.Mâlum fırınlar 24 saat açık.Yağmur da yağıyordu.Aldım elime saydam mavi renkli şemsiyeyi fırından ekmeklerimizi aldım geldim.Yalnız terlik giymişim ayaklarım biraz ıslandı.  (:

Belki yazıyı yarıda bırakıp sofra kurulduğu için o şekilde yayımlayabilirim.Fırsat bulursam sabaha tamamlarım yazıyı artık...

Dün 20:00'a kadar acayip  sinirli ve bitkindim.Ama değerli bir arkadaşımdan aldığım mail ile keyfim yerine geldi.

Bir huzur, bir mutluluk, bir heyecan ki sormayın.Sebebini söylemicem.Elif Ablam'a özenip bloga yaşadıklarımı da yazmaya karar verdim.Ama herşey de anlatılmaz değil mi?  (:

Kağıttan gemi, hayal kuran çocuk

Bu yıl Ramazan daha bir hoş-tu.Ta ki her hareketi sinirime dokunan o herif bizim dükkâna zırt pırt gelip gidinceye değin.Adam hâl ve hareketleriyle zaten sabrımı her an kontrol altında tutmam gereken bu güzel ayda çekilmez bir çile oldu.Neyse o herif fazla tutunamaz bizim dükkânda.Yani inşallah, ben öyle umuyorum.

Okul açılalı 2 hafta oldu.İki hafta boyunca okula ilkokul üçe giden kardeşimle gittim.Onların okulu tadilattaymış.Öğrencileri boş sınıfları olan okullara dağıtmışlar.Eğitimleri sekteye uğramasın diye.Pazartesi itibariyle o da kendi okuluna gidecek.

Bu arada tahmin ettiğim gibi Edebiyat dersleri çok eğlenceli geçiyor.Herşey tıkırında yani.Şimdilik bu kadar.Yazıyı yarım bırakabilirim demiştim.ama gerek kalmadı.Zaten yazacaklarım kısıtlıymış...

0 yorum: